İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • BRICS’le cari açık ne kadar!

  • Kolay tahrik olanlar, tahrik olmayanlar

  • Şengör çok kızmış

  • İranlı çocuk kayıp

  • NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

detail banner reklam

BRICS’le cari açık ne kadar!

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Eylül 4, 2024

Yazı İçeriği

  • BRICS’le cari açık ne kadar!

  • Kolay tahrik olanlar, tahrik olmayanlar

  • Şengör çok kızmış

  • İranlı çocuk kayıp

  • NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kolay tahrik olanlar, tahrik olmayanlar

Meğer BRICS’e giriyormuşuz da haberimiz yokmuş.

Dış siyasette, üyesi olduğumuz bloktan ayrılıp, ülkenin geleceği açısından keskin ve önemli sonuçları olacak bir başka bloğa geçtiğimizin haberini bir Amerikan haber kanalından, Bloomberg’den öğreniyoruz.

ABD merkezli Bloomberg televizyonu Türkiye’nin BRICS üyeliği için başvuru yaptığını duyurdu.

Okuyunca şaşırdık.

İnanmak istemedik.

Ardından Dışişleri Bakanlığı bir açıklama yaptı ve yalanlama yerine “Biz bu konuda bir bilgilendirme yapmadık” dedi.

Yani haber doğru idi ama bilginin kaynağı Dışişleri Bakanlığı değildi.

Daha sonra da bu başvurunun yapıldığı resmen anlaşıldı.

“Demokratik”, “şeffaf” ve “hesap verebilir” iktidarımız bu önemli yol ayrımında olduğunu kendi halkına haber verme zahmetine bile girmemişti.

Onlar her şeyi biliyordu ve her şeyi ne kadar iyi bildiklerini Suriye ile, Mısır ile, Yunanistan ile, BAE ile, FETÖ ile, Rusya ile ve hatta dost ve kardeş Azerbaycan ile ilişkilerinde kanıtladıkları için Türk milletine herhangi bir bilgi vermeleri gerekmiyordu.

Hal böyle olunca ben de BRICS ülkeleri ile ilişkilerimize ekonomi açısından bir bakayım dedim.

Biz ortalama 50 bin doların üzerinde bir kişi başı geliri olan bir dünyadan, kişi başı ortalama geliri ortalama 10 bin dolar düzeyinde olan bir başka bloka geçiyoruz.

Peki bu ülkelerle ticaretimiz nasıl?

Hemen söyleyeyim, son derece “edilgeniz”.

Rusya ile dış ticaretimizde denge falan yok. Rusya’dan ithalatımız 68 milyar dolar. İhracatımız ise Ukrayna savaşı nedeniyle gelen olağandışı artışa rağmen 10,5 milyar dolar.

Aradaki fark 58 milyar dolar.

Çin’le durum farklı mı?

Elbette değil.

Çin ile Türkiye’nin toplam ticaret hacmi 44,6 milyar dolar. Çin’le yaptığımız ticaretteki açığımız 38,1 milyar dolar. Yani ithalatımızın hemen hemen 10’da biri düzeyinde bir ihracatımız var.

Neyse ki, Brezilya ile dış ticaretimizde durum bu kadar felaket değil. Brezilya’ya yaklaşık 500 milyon dolar ihracatımız, 2,7 milyar dolar da ithalatımız var. 

Oradaki açık 2,2 milyar dolar.

Güney Afrika ile ticarette durumumuz ise iyi. Orada 500 milyon dolara yakın bir fazlamız var.

2023 yılında Türkiye’nin cari açığı 45,2 milyar dolar.

BRICS ülkeleri ile yaptığımız ticaretteki açığımız ise yaklaşık 97 milyar dolar.

Anlayacağınız zengin mahallesinden fakir mahallesine taşınıyoruz.

Üstüne üstlük de bizden alan değil, bize satanların yanına.

Bu işten kârlı çıkanın Türkiye olmayacağı kesin.

Bundan kazançlı çıkacak olan Batı dünyasıdır.

Yeni mezun teğmenlerin, Anayasa’ya, ülkenin devleti ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne, laikliğe ve Atatürk’e bağlılıklarını haykırdığı yemine “siyasal islamcı” ve ‘bölücü” saldırısı bitmiyor.

Saldırının boyutu eleştiri sınırlarının çok ötesinde hakaret sınırlarını bile aşarak artıyor. 

Neyse ki, Ömer Çelik sağduyulu ve mantıklı bir açıklama yaptı ve ‘trolleri” durdurdu ama kendilerini iktidarın da üzerinde ve hatta iktidarın hakiki sahibi gibi gören bir kesim hâlâ kudurmuş gibi saldırıyor, hakaret üzerine hakaret yağdırıyor. 

Dün FETÖ’nün askerlerini göklere çıkaranlar, bugün Anayasa’ya bağlılık yemini edenleri yerin dibine sokuyor. 

Benim anlamakta zorlandığım ise “yargı”.

Ya da hâlâ kalan yargı kırıntıları. 

Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına bunca hakarete, bunca aşağılamaya rağmen ne açılmış bir dava ne bu alçaklara yönelik bir soruşturma hiçbir şey yok. 

Oysa tam durum farklı olsa, mesela bir tarikat ayinine katılmış subayların görüntüsü ortalığa saçılsa ve bir başka kesim aynı hakaretleri zikir halindeki subaylara edip, “Siz mi Anayasa’yı koruyacaksınız. Siz ancak İslamcı bir darbe yaparsınız” diye başlayan hakaretler sıralasa ne olurdu! 

Ne olacağını söyleyeyim. 

Tepeden kontrollü troller anında devreye girer, zikirci teğmenlere hakaret edenlere yönelik bir saldırı başlatır, ardından iktidar odakları peş peşe açıklamalarla hakaret edenleri hedef alır, ilgili bakan hemen “Gereği yapılacaktır” der hızlı bir soruşturmanın ardından hakaret edenler hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrikten” dava açılır, suçlananlar hızla yargı karşısına çıkarılır, bir kısmı tutuklanırdı. 

Benim bu durumdan anladığım şudur. 

Bu ülkede Anayasa’ya saygı duymayanlar, laik demokratik rejime karşı olanlar, siyasal İslamcılar en ufak bir eleştiride “kin ve düşmanlığa” tahrik oluyorlar ve bu yüzden onlara yönelik eleştiri yapanlara hemen halkı kin ve düşmanlığa tahrikten dava açılıyor. 

Buna karşın ülkenin Anayasal düzenini savununlar, bu Anayasal düzenden şikayeti olmayanlar, laik bir demokrasiden yana olanlar ise kendilerine yönelik eleştirilerden ve hakaretlerden kin ve düşmanlığa tahrik olmadıkları için onlara yönelik eleştiri yapan ve hakaret edenlere dava açılmıyor. 

Şengör çok kızmış

Celal Şengör zaman zaman delleniyor ve dellenince de bana “Yayınlamam” için bir mektup yolluyor.

Gerçi bu memlekette dellenmemek için deli olmak lazım ve olan bitene oranla Celal az bile delleniyor.

Bu kez de Adalet Bakanı’na kızmış.

Bakın ne diyor:

“Adalet Bakanı!

Ne zamandan beri ‘Atatürk’ün askeriyiz’ demek rahatsızlık yaratır oldu?

Bakan!

Vatansever, kahraman teğmenlerimizin kılıç çakıştırmaları askeri disipline aykırı değildir, gelenektir. Ben Hava Harp Okulu mezuniyet törenlerinde defaatle benzer kılıç çakıştırmalarına şahit oldum ve bu çakıştırmalar, davetlilerin ve velilerinin alkışlarıyla karşılandı.

Önce askeri disiplin nedir, onu öğren konuşmadan, beyanat vermeden. Genç teğmenlerimizin Teğmen Ebru Eroğlu liderliğinde kılıç çakıştırırken okudukları andımız mı birilerini rahatsız ediyor?

O zaman o kişiler kimdir ve ne istemektedirler ve sen Atatürk düşmanlığını temsil eden bu kişilere Cumhuriyetin bir bakanı olarak nasıl destek verirsin? Biz yurttaşlar genç teğmenlerimizle iftihar ediyor, onları bağrımıza basıyoruz. Mezkûr hadise Sayın Cumhurbaşkanımızın önünde cereyan etmiş, bu teğmenler onun takdirlerini kazanmışlardır. Sen kimin sözcüsüsün? Atatürk’e düşman bir avuç yobazın mı? 

Milletimizin onuruyla oynamak, geleceğini tehlikeye atmak, Türkiye’yi bir Afganistan yapmaya kalkmak hiç kimsenin haddi olamaz.

Bunu iyi belle.

Sen sözlerinle milyonları rahatsız ettin. Sanırım milletimiz senden bir özür dileme beklemektedir, çünkü bu ülkeyi muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkarmak isteyenleri çok, ama çok rahatsız ettin.

Hem de git, Anıt Kabır’de Atatürk’ün mânevi şahsiyetinden özür dile. Bu tüm milletimizden özür dilemek olacaktır. Bunu yapmazsan adın tarihe ne yazık ki karanlığın savunucusu olarak geçecektir. Bir bakanımızın bu duruma düşmesini hiçbir yurttaşımız istemez. Takdir elbette senindir.

A. M. Celâl Şengör”

İranlı çocuk kayıp

Dün gece Nişantaşı’daki Kahve Dünyası adlı dükkanın önünde oturmuş dondurma yiyoruz eşimle. (Kahve Dünyası’nın dondurmaları gerçekten çok iyi)

İki kadın geldi yanımıza.

Biri gözyaşları içinde, hıçkıra hıçkıra ağlıyor.

Biri kırık dökük bir İngilizce ile telefonumu kullanıp kullanamayacağını sordu. 

Anladım ki, kendi telefonu ile benim hattıma bağlanıp birini aramak istiyor.

Anladım ki bir dertleri var.

Ne olduğunu sordum.

İranlılardı.

Biri 2 yaşındaki çocuğunu kaybetmişti. Diğeri de teyzesi idi.

Anne ve teyze bir vitrine bakarken çocuk bir anda ellerinden kurtulmuş ve kaybolmuştu.

Saatlerdir bulamıyordu.

Nasıl bir ruh halinde olabileceklerini tahmin etmek zor değildi.

Hemen karşıdaki Harbiye Karakolu’na gittik birlikte.

Meğer karakol olaydan haberdarmış.

Hemen çocuğun fotoğrafını almışlar, bölgedeki bütün karakollara anında dağıtmışlar, mobil ekiplere de hemen fotoğraf iletilmiş ve bilgi verilmiş.

Sonra benim telefonumdan eşini aradı.

Polis memuru arkadaşlar “Bize söyleselerdi biz de arardık niye sizi rahatsız ediyorlar” dediler kibarca. Bir rahatsızlık olmadığını söyledim.

Gece geç saatlere kadar çocuktan bir haber alamadık.

Birazdan karakola gidip çocuğun akıbetini öğrenmeye çalışacağım.

Bayağı bir endişelendim.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kimin Cumhurbaşkanı adayı olabileceğine siyasetçilerin değil Anayasa’nın karar verdiğini öğrendiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Bayrakçı: Muhalefetin gerçek oyu anketlere yansımıyor
Köşe Yazıları
Bayrakçı: Muhalefetin gerçek oyu anketlere yansımıyor

Fatih Altaylı

Mart 19, 2026

Post-operatif
Köşe Yazıları
Post-operatif

Fatih Altaylı

Mart 18, 2026

Yuh artık
Köşe Yazıları
Yuh artık

Fatih Altaylı

Mart 17, 2026

  • Videolar

Tümü
"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!"📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Ed Yong’un “Muazzam Dünya” ve Turan Akıncı’nın “İşgal” kitaplarını ele aldık. Bilim ve tarih ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 05:15 Ed Yong'dan "Muazzam Dünya" kitabına ön bakış 10:36 "Muazzam Dünya" kitabında geçen "Umwelt" kavramı nedir? 15:33 Canlıların dünyasına yapılan müdahaleler nelere yol açabilir? 22:20 Turan Akıncı'dan "İşgal" kitabı 28:32 Kurtuluş Savaşı'nda İstanbul nasıl işgal edilmişti? 33:27 Atatürk'ün silahlı fotoğrafının olmamasının sebebi nedir? 36:57 Kitapta olan Sultan Vahdettin hikayeleri 38:26 "İşgal" kitabının kaynakçası ve dayanakları 42:28 Fatih Altaylı'nın cezaevinde okuduğu kitaplar 49:02 Kapanış Yeni bölümü izlemeyi unutmayın, görüşlerinizi ve okuma önerilerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.
Mart 16, 2026
Sanayi Devrimi ve Kapitalizm ilişkisi görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimSanayi Devrimi ve Kapitalizm ilişkisiShark Ninja Hava Kontrol Sistemleri https://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-kontrol-sistemi-urunleri?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=sponsorluk&utm_campaign=shark_teke_tek_bilim 00:00 Giriş 07:14 Sanayi Devrimi nedir, ne zaman başladı? Kapitalizm ile arasında bir bağ var mı? 18:25 Kapitalizm neden İngiltere’de başladı? 27:37 Modernite ile kapitalizm arasındaki fark nedir? 37:32 Sanayi Devrimi trenin gelişmesiyle mi başladı? 43:26 Türkiye’nin kapitalizmi ve Sanayi Devrimi’ni yakalayamamasının nedenleri 54:12 Ford’un işçi sınıfını üst konuma çıkarması nasıl oldu? 1:01:36 Sanayi Devrimi'nin Osmanlı’ya geç gelmesinin nedeni nedir? 1:05:53 Türk modernleşmesi Tanzimat’la mı başladı? 1:22:40 Modernleşmek refah için şart mıdır? 1:37:04 Kapanış
Mart 15, 2026
"Uzun yaşamın ilk maddesi güçlü bacak kasları" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. Deniz Şimşek"Uzun yaşamın ilk maddesi güçlü bacak kasları"Vitafenix takviye edici gıda ürünlerinde 14–16 Mart’a özel indirim fırsatlarını kaçırmayın! Bilimsel yaklaşımla geliştirilen Vitafenix takviye edici gıda formülasyonları, Magna P, Kreatin, D3K2 ve daha birçok özel içerikle vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve yağ asitlerini dengeli şekilde desteklemeyi hedefler. Sinerjik içerik yaklaşımıyla geliştirilen Vitafenix ürünleri; enerji metabolizması, bağışıklık sistemi ve genel sağlık için destek sunar. Kaliteli içerikler, bilimsel yaklaşım ve güçlü formülasyonlar Vitafenix’te bir araya geliyor. 🛒 Kampanya tarihleri: 14–16 Mart 📲 Detaylı bilgi ve alışveriş için: https://vitafenix.com #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 05:03 Kasların sağlık açısından önemi nedir? 12:01 Takviyelerin bacak sağlığı için bir faydası var mı? 16:49 Arjinin takviyesi 19:16 Piyasada satılan kreatinler güvenilir mi? 20:35 Diğer takviyelerin kreatin ile karşılaştırması 27:01 Kreatinin duygusal etkileri 33:05 Magnezyum kullanımı 36:37 D vitamininin fazlasının zararı var mı? 38:31 K2 vitamininin MK7 formu 39:55 Kreatin nasıl kullanılmalı? 42:42 Kreatinin zararı var mı? 44:11 İyi kreatin nasıl anlaşılır? 46:01 Kreatin kullanımında kadın-erkek farkları var mı? 52:45 Glisin nedir? 58:52 Marketlerde satılan kemik suları güvenilir mi? 1:01:38 Protein tozları ne kadar güvenilir, kreatin ile birlikte kullanılabilir mi? 1:03:37 Aralıklı oruç sağlıklı mı? 1:06:05 Yumurta yararları? 1:09:05 Hayvansal protein ve bitkisel protein farkları 1:11:33 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mart 14, 2026